yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yağ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2016 Salı

GIDA KATKI MADDELERİ SUNUMUMUZDAN KARELER..





Gıda katkı maddeleri hakkında yaptığımız sunum ve afişlerimiz ile arkadaşlarımızı bilgilendirmeye çalıştık... Emeği geçen herkese tekrar teşekkür ederim :)

20 Mart 2016 Pazar

GIDA KATKI MADDESİ NEDİR? NE İÇİN KULLANILIR?


GIDA KATKI MADDELERİ Türk Gıda Kodeksi Yönetmeliği’nde şöyle tanım­lanmaktadır:

  •         Tek başına gıda olarak tüketilmeyen veya gıda ham ya da yardımcı maddesi olarak kullanılmayan,
  •         Tek başına besleyici değeri olan veya olmayan,
  • ·       Seçilen teknoloji gereği kullanılan,
  •         İşlem veya imalat sırasında kalıntı veya türevleri mamul maddede bulunabilen,
  •        Gıdanın üretilmesi, tasnifi, işlenmesi, hazırlanması, ambalajlanması, taşınması, depolanması sırasında gıda maddesinin tat, koku, görünüş, yapı ve diğer niteliklerini korumak, düzeltmek veya istenmeyen değişiklik­lere engel olmak ve düzeltmek amacıyla kullanılan maddelerdir.
GIDA KATKI MADDESİ KULLANIMINI ZORUNLU KILAN SEBEPLER;
  • ·         Üretimin belli zamanlarda olması zorunluluğu,
  • ·         Besinin bol bulunduğu dönemden daha az bulunduğu döneme kalitelerini koruyarak saklanması
  • ·         Tüketicinin istekleri ve her an tüketim arzusu,
  • ·         Çabuk bozulan gıdaların ömrünü uzatma
  • ·         Dünya nüfusunun hızlı artışı,
  • ·         İnsanların hayat standartlarını yükseltmek arzusu,
  • ·         Hızlı endüstrileşme / şehirleşme vb.
  • ·         Ev dışında çalışanların artması,
  • ·         Bes­lenme alışkanlıklarının değişmesi,
  • ·         Besin hazırlama için az zaman kalma­sı veya besin hazırlama için az vakit harcama isteği yarı-hazır veya ticari olarak tamamen hazırlanmış olan besin üretimini teşvik etmiş, bu da gıda katkı maddeleri kullanımını kaçınılmaz kılmıştır.

NEDEN GIDA KATKI MADDESİ KULLANILIR;
  • ·         Gıdanın besleyici değerini korumak,
  • ·         Özgün diyet ihtiyaçları olan için özel bir gıda üretiminde kullanılabilirler,
  • ·         Gıdanın dayanıklılığını artırmak için kullanılırlar, Böylece gıda maddeleri daha uzun bir raf ömrüne sahip olurlar.
  • ·         Gıdanın dokusal özelliklerini geliştirmek için kullanılırlar.
  • ·         Gıdanın rengini ve lezzetini çekici hale getirebilir ve koruyabilirler.
  • ·         Yağın acılaşması gibi reaksiyonları önleyerek lezzet kaybını önlerler ve besin öğelerini korurlar.
  • ·         Gıdanın işlenmesi sırasında çoğu zaman teknolojik gereklilik olarak kullanılırlar.
  • ·         Gıdada hastalık yapıcı mikroorganizmaların gelişmelerini önlerler.
  • ·         Gıda çeşitliliği sağlamaktadırlar.
     Gördüğünüz gibi gıda katkı maddeleri günümüz koşullarında kullanımı zorunlu hale gelmiş kimyasal ve doğal maddelerdir. 
  • bu maddeler sağlığa zararlı mıdır? 
  • sağlığa zararlı hale getiren durumlar nelerdir?
  • bunların kullanımındaki süreçler nasıl işliyor?
  • Besinlerimiz hangi tür katkı maddeleri ihtiva ediyor ve özellikleri nedir?
Tüm bu soruların cevaplarını ilerki yazılarımda aktaracağım size şimdilik HOŞÇAKALIN :)



13 Mart 2016 Pazar

BESİN ETİKET İÇERİĞİ NASIL OKUNUR?


BESİN ETİKET İÇERİĞİ NASIL OKUNUR?

Aldığınız paketli gıda ürünlerinin;

·        besin içeriklerini okumanın,

·        kendinize, sağlınıza uygun besinleri seçip,

·        uygun porsiyonlarda tüketmenin öneminden bahsetmiştim.

Şimdi besin etiketi 4 adımda nasıl okuyabileceğinize bakalım;

1-    ilk adımda, besin tablosunun en üst kısmında yer alan porsiyon bölümüne bakın. Bu kısımda;

·        tek kişilik porsiyon,
           ·        paketin tamamının içerdiği porsiyon,

·        paketin 100gr’ının içerdiği porsiyon belirtilir.

Yiyeceğiniz besinin sadece kalorisine değil bir porsiyon değerinin sahip olduğu yağ, protein ve karbonhidrat oranlarına da bakınız. Porsiyon boyutuna bakarak bunun altında veya üzerinde bir miktarda yemenizin doğru olduğuna karar vereceksiniz.

2-    İkinci adımda, porsiyon başına toplam kalori değerini okuyun.

Beslenme tablosunda enerji değeri olarak kilo kalori (kcal) ve kilo joule (kJ) bulunmaktadır. Burada dikkat etmeniz gereken nokta, porsiyon başına denk gelen kalori miktarına dikkat etmek ve bu besini gerçekte kaç porsiyon tükettiğinizdir.

 Unutmayın, porsiyon sayısını ikiye katlarsanız kaloriyi ve tüm besin değerlerinide ikiye katlamış olursunuz.

3-  Kalori taramasından sonraki 3.adım da besinin içerisinde bulunan besin ögelerinin miktarları bulunmaktadır. Bunların arasından en sık karşılaştıklarımız;

§  Yağlar: Dikkat etmemiz gereken en önemli oranlardan biridir. Doymuş, doymamış ve trans yağ olarak üç çeşide ayırılır. Seçtiğiniz besin etiketinde doymuş yağ veya trans yağ varsa almak için bir kez daha düşünün!!

 Çünkü trans yağ kötü kolesterol seviyesini arttırırken iyi kolesterol seviyesini düşürmektedir.

Önerilerim;

·        Et alıyorsanız bütün olarak alınız.

·        Ete alternatif olarak mercimek ve fasulye gibi baklagiller tüketebilirsiniz (doymuş yağ tüketimi de azaltılmış olur).

·        Yağ seçiminizde zeytinyağı, kanola yağı ve soya yağı kullanmanız sağlığınız açısından en sağlıklı seçim olacaktır.

·        Kalp damar hastalığından korunmak ve kilo kontrolü sağlamak için en çok dikkat edeceğiniz oranlardan biri olduğunu unutmayın ve böyle şikayetleriniz varsa %50 light ürün tercih edin.

§  Protein: Süt ve süt ürünleri, yumurta, deniz mahsülleri, baklagiller, kırmızı et, tavuk eti ve kuruyemişler protein kaynakları arasındadır. 

ÖNERİLERİM;

·        Yağsız et ve kurubaklagil tüketiniz.

·        Tavuğun derisini yemeyiniz.

§  Karbonhidrat: Vücudun bir numaralı enerji kaynağı olan karbonhidratlar lif, nişasta ve şeker kaynaklı olabilmektedir. Doğru karbonhidrat kaynağını bulmak için lif oranı fazla ancak şeker oranı düşük olan yiyeceklere bakabilirsiniz.

§  Tam buğday unu ve ekmeği kullanmaya özen gösterin,

§  fasulye ve mercimek benzeri baklagiller tüketin.

§  Şeker: Bu kısımdaki sayısal değerler aslında besinin doğal şeker ( sütte bulunan laktoz veya meyvedeki fruktoz gibi) ya da eklenmiş şeker ( yüksek fruktoz içeren mısır şurubu gibi) içerdiğini anlamamıza yardımcı olamaz.. Bunu anlamak için içindekiler bölümüne bakmamız en doğru hareket olacaktır. Bu listede doğal şekerler yer almaz, sonradan eklenen şekerler yer alır. İçindekiler bölümündeki her madde besinde bulunan hacim oranına göre çoktan aza sıralanmaktadır. Eğer ilk iki sırada şeker yer alıyorsa bu yiyecek sizin için faydalı olmayabilir. Aynı zamanda sonu “-oz” eki ile biten fruktoz ve glukoz yazılarını içeren paketli gıdalardan da uzak durun. Ekstra eklenmiş şeker; kek, pasta, kurabiye, bazı mısır gevreklerinde, çikolata, dondurma, ketçup, reçel ve meşrubatlarda bulunabilmektedir.

§  Sodyum: Sofra tuzunda ve diğer yiyeceklerde doğal olarak bulunabilen bir besin ögesidir. Doğal olarak bulunmakla beraber besinin lezzetini arttırmak ve raf ömrünü uzatmak amacıyla da ekstra olarak eklenebilir. Sodyumu olabildiğince en aza indirin çünkü fazla sodyum tüketimi tansiyona neden olarak kardiyovasküler rahatsızlıklara ve böbrek sorunlarına yol açabilmektedir. Bu sebeple besin tablosu okurken sodyum oranı düşük besinleri tercih etmeye çalışın ve gerektiğinde birkaç yiyeceğin etiketlerini karşılaştırarak tercihinizi yapın.

§  Lif: Sağlıklı bir yetişkin günlük ortalama olarak 21-35gram arasında lif almalıdır fakat ne yazık ki çoğu kimse lif tüketiminde bu seviyeye ulaşamamaktadır. Ekmek veya kahvaltılık gevrek satın alırken seçiminizi porsiyon başına 3gram lif içeriği bulunduran markalardan yapın. Bazı besin etiketleri içerdikleri lif cinsini çözünür veya çözünmez lif olarak açıklamaktadır ve iki cins lifde sağlığımız için önemlidir.

§   Çözünür lif kolesterol seviyesini düşürmeye yardımcı olurken yulaf ezmesi, kurubaklagil ve arpada bulunmaktadır.

§  Çözünmez lif ise tam buğday gıdalarda, meyvelerde ve sebzelerin kabuk kısımlarında bulunarak sindirime yardımcı olmaktadır. Bu yüzden meyveleri güzelce yıkandıktan sonra kabuklarıyla yiyin.

§  Demir: Vücudumuzun kırmızı kan hücrelerini yapmasında yardımcı olmakla beraber oksijen taşınmasında da görevlidir. Kurutulmuş meyveler, yumurta, deniz mahsulleri, tahıl yönünden zengin kahvaltılık gevrekler ve makarnalar, baklagil grubu besinler, tavuk ve hindi eti ayrıca bazı sebzelerde demir bulunmaktadır.

 Hayvansal besinler ile aldığımız demir vücudumuz tarafından daha kolay absorbe edilmektedir. Ayrıca demir içeren bitkisel kaynaklı besinlerin yanında C Vitamini içeren brokoli, turunçgiller, çilek ve kivi gibi besinlerle tüketimi demir absorpsyonu kolaylaştırmış olur.

§  Kalsiyum: Kemik, diş ve kas yapısında büyük rol oynayan kalsiyum minerali süt ürünlerinde, koyu yeşil sebzelerde, somon ve sardalya balığında bolca bulunmaktadır. Diyetinizde yeterli miktarda D Vitamini ve kalsiyuma yer vermek sizin fiziksel olarak daha güçlü olmanızı sağlar çünkü D Vitamini vücudunuzun kalsiyumu absorbe etmesine yardım eder. Market alışverişi yaparken koyu yeşil renkteki sebzeleri tercih edin. Eğer laktoz intoleransınız var ise soya sütünü kalsiyum kaynağı olarak kullanabilirsiniz.

§  Kolesterol: Kolesterolü vücudun kendi yapabildiği aynı zamanda dışarıdan besin ile alabildiğimiz bir yağ tipi olarak adlandırabiliriz. Kolesterol; hayvansal kaynaklı olup peynir, yumurta ve ette bulunurken sebzemeyve ve tahıl içerikli besinlerde bulunmamaktadır. Doymuş yağ oranı yüksek besinler kan kolesterol seviyesini arttırmakla başka hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Besin etiketi okurken kolesterol, doymuş yağ oranı ve trans yağ bölümlerine dikkat etmeyi unutmayın.

4-  Son basamak olarak yukarıda sıralanan bazı besin ögelerini yeterli miktarda tükettiğinizden emin olun. Kendi yaşınız, cinsiyetiniz ve sağlık durumunuza göre sizin için yeterli ve sağlıklı oranda makrobesinleri ve mikrobesinleri tüketmeyi hedef alın.

BESİN ETİKETLERİ BİZE NEYİ ANLATIYOR?

                       
                              
 

ÇOKÇA RASTLAYACAĞINIZ BESİN ETİKETLERİNİN SİZE ANLATMAK İSTEDİKLERİ NEDİR PEKİ?

Tercih ettiğiniz besin sağlığa yararlı potansiyel etkilere sahip ise (düşük yağlı, light, probiyotik ürünler vs.) bu etkilerin açıklandığı bölümde etikette yer alır. Buradaki ürün özelliğinin ne olduğunu bilmeniz doğru besini seçmekte size yol gösterici olacaktır.

Şimdi bu özelliklerin anlamı nedir onlara bakalım;

·         YAĞSIZ ET: 90 gram ağırlığında etin içerisinde 10 gramdan daha az yağ ve 95 miligram kolesterol olduğunu gösterir.

·         EKSTRA YAĞSIZ ET: 90 gram ağırlığındaki etin içerisinde 5 gramdan daha az yağ ve 95 miligram kolesterol olduğunu gösterir.

·         LİGHT ÜRÜN: Normal olarak üretilen türevlerine göre %30 daha az kalori içeren veya %50 daha az yağ içeren ürünlere konulan etikettir.

·         AZALTILMIŞ ENERJİLİ ÜRÜN: Normal olarak üretilen türevlerine kıyasla %25 daha az kalori veya yağ içeren ürünlere konulan etikettir.

·         TAZE ÜRÜN: Besin çiğ olarak ve herhangi bir işleme tabi tutulmadan satılıyorsa bu ibareye sahiptir.

·         TAZE DONDURULMUŞ ÜRÜN: Taze iken hızla dondurulmuş olan besinlerin üzerinde yer alan etikettir.

·         HOMOJENİZE SÜT: Yağı ayrılmış olan sütün, pürüzsüz ve berrak yapıda olduğunu anlatan etikettir.

·         PASTORİZE SÜT: Çiğ süt ve yumurta gibi besinlerin içinde bulunabilecek zararlı mikroorganizmaların yüksek ısıda yok edildiğini anlatan ifadedir.

·         UHT SÜT: Besinin yüksek ısıda işlem görerek bütün mikroorganizmalardan arındırıldığını ve 3 ay süresince oda şartlarında kapalı olarak saklanabileceğini gösteren etikettir. Yalnız bu tür ürünlerin paketi açıldıktan sonra buzdolabında saklanmaları gerekmektedir.

·         FENİLALANİN İÇERİR-İÇERMEZ: Fenilalanin, fenilktonüri hastalarında metabolize edilemeyen bir aminoasittir. Bu nedenle fenilketonüri hastaları tarafından tüketilmemeleri gerekir. Ürünlerde yer alan bu bilgi, fenilketonüri hastalarını bilgilendirmeyi amaçlar

·         GLUTEN İÇERİR-İÇERMEZ: Gluten, çölyak hastalarının barsaklarına zarar veren bir tür protein yapıdır. Bu nedenle çölyak hastaları gluten içeren hiçbir ürünü kullanmamalıdırlar. Ürünlerde yer alan bu bilgi, çölyak hastalarını bilgilendirmeyi amaçlar.

·          ASPARTAM İÇERİR-İÇERMEZ: Aspartam vücutta yıkıldığında fenilalanin oluşturur. Bu nedenle Fenilketonüri hastalarının aspartam kullanmamaları gerekir. Ürünlerde yer alan bu bilgi, fenilketonüri hastalarını bilgilendirmeyi amaçlar.



3 Mart 2016 Perşembe

Gıdaları Satın Alırken dikkat etmeniz gereken 6 altın kural

                               

             1. Son kullanma tarihine bakınız: 

alacağınız üründe son kullanma tarihi mutlaka bulunmalı ve raf ömrünün geçmemiş olması lazım.
Sağlığınızı riske atmamak adına son kullanma tarihi geçmiş veya silinmiş ürün gördüyseniz almayınız, satıcıyı uyararak raftan kaldırılmasını sağlayınız.
           2. Besin etiketine mutlaka bakınız:

Kalori, karbonhidrat, protein,yağ, vitamin, minarel, lif oranlarına bakınız. besin içeriklerindeki katı maddelerine ve besini oluşturan diğer besinlere dikkatle bakınız.
      3. Beslenme açıklamasına bakınız:
Eğer 'light', 'düşük kolesterollü' bir ürün alıyorsanız bunun ambalajda belirtilmiş olmasına dikkat ediniz.
      4. Üretim izni ya da ithalat iznin olmasına dikkat ediniz:
Besini üreten firmanın ismi, adresi, telefonu mutlaka ürünün paketinde bulunmalı. TSE damgası ve
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nca verilen üretim izni tarih ve numarasının, ürün ithal edilmiş ise Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ithalat izin tarih ve numarasının etikette yazıyor olmasına dikkat ediniz. Gıda maddesinin etiketi üzerindeki Tarım ve Köy işleri Bakanlığının üretim izin tarih ve numarası o gıda maddesinin güvenliğinin bir göstergesidir.

       5. Muhafaza şartlarını kontrol ediniz:
Her gıdanın kendine uygun saklanma koşulları vardır (ısı,ışık,nem) ve etiket üzerinde saklanma koşulları yazar. aldığınız ürün bu koşullara uygun şekilde mi muhafaza edilmiş diye kontrol etmenizi tavsiye ederim.
Buzdolabı ve derin dondurucuda muhafaza edilen gıda maddeleri uygun şartlarda soğutulmalıdır. Özellikle et, süt, süt ürünleri gibi potansiyel riskli adını verdiğimiz çabuk bozulabilir besinlerin, dondurulmuş ürünlerin ve düşük asitli gıdaların uygun sıcaklıklarda sunulmasına ve soğuk zincirin kırılmamasına dikkat ediniz!!!
Dondurulmuş gıdaların alınması alış verişin sonunda yapınız!!!

      6. Ambalajını kontrol ediniz:
yırtılmış, delinmiş,sıvıyla temas etmiş kağıt ambalajlı ürünleri ve fiziksel etkiyle ya da mikroorganizma faaliyeti sonucu bozulmuş,şişmiş, delinmiş, sızıntı yapmış, çöküntüye uğramış ambalajlı ve kenarı paslanmış kutu konserve gıdalar kesinlikle almayınız.
Orijinal ambalajlı ürünler tercih ediniz.
 KENDİMİZ VE SEVDİKLERİMİZİN SAĞLIĞI İÇİN HER DAİM DİKKAT ŞART!!!

2 Mart 2016 Çarşamba

BESİN İÇERİK ETİKETLERİNİ OKUMANIN ÖNEMİ

                              


  • Markette raflar arasında gezerken en çok dikkatinizi çekenler; fiyat etiketleri, kampanyalı ürünler veya sürekli kullandığınız markadaki ürünler… 
  • Fiyat etiketinden sonra baktığınız ikinci alan ürünün son kullanma tarihi oluyor ki bu bile çoğu zaman atlanıyor. Besin içeriğine bakmaksa aklınıza bile gelmiyor çünkü o küçücük yazıları okumak tam anlamıyla bir işkence oluyor! Haklısınız da! Okunduğunda ise yazanları anlamakta güçlük çekiyor olabilirsiniz. İşte tam olarak bu noktada olaya el atıyorum ve imdadınıza yetişiyorum…

  • Yazısı küçük ama önemi büyük bu besin içerik etiketi doğru alış veriş yapmak ve doğru beslenmede bize anahtar olacaktır ve sağlıklı beslenmenin kapılarını ardına kadar açacaktır… Çünkü obeziteden  kalp hastalığına, yüksek kolestrolden şeker hastalığına ve organların çevresinde yağlanmaya kadar bir çok hastalıktan korunmak ve hastalık seyrinde iyileşme sağlamak için besin içeriklerini okumanın ve ona göre alış veriş yapıp tüketmenin önemi her geçen gün daha da artıyor.

  • Ürünlerin besin etiketlerinde veya gram miktarına, enerji değer ölçütlerine, günlük gereksinim yüzde oranlarına dikkat ederseniz o ürün sizin için uygun mu değil mi anlamanız daha kolay olacaktır. Besin etiketlerini okumayı alışkanlık haline getirerek kendiniz için en uygun besini seçebilirsiniz veya diyetisyeninizden yardım alarak tüketebileceğiniz miktarını öğrenebilirsiniz.

  • Yani ben bu markaya güveniyorum demeniz yetmez, o markanın güveninizi kazanması için bilinçli tüketici olmanın gereği olarak ‘ben bu markanın, bu ürününü tüketiyorum çünkü…’ deyip sağlığımıza olumlu etkilerini sayıp besin içeriklerini kanıt olarak gösterebilmelisiniz…
  • Bilinçli tüketici olmanız ve sağlıklı beslenmeniz için bilgilenmeye ve bilgilendirmeye devam edeceğim görüşmek üzere J


NE YERSEN YE BİLEREK YE J